Kurucumuz Sadrazam Hobyarlı Ahmet Paşa
22 Haziran 1740'ta, Padişah I. Mahmut tarafından Sadrazamlık mührü kendisine tevdi edildiğinde, Ahmet Paşa gücünün zirvesindeydi. Ancak o, bu gücü kişisel bir ikbal ya da bir anıt inşa etmek için kullanmayı seçmedi. Zihninde çok daha büyük, çok daha kalıcı bir proje vardı. Sadrazam olduktan sadece otuz iki gün sonra, 24 Temmuz 1740'ta, Hobyarlı Ahmet Paşa Bin Cafer Ağa Vakfı'nı kurdu. Bu acele değil, yılların birikimiyle demlenmiş bir kararlılıktı. Onun için gerçek güç; unvanların parlaklığında değil, ihtiyaç sahibi bir öğrencinin eğitimine destek olmakta, şifa arayan bir hastanın derdine derman olmakta ve toplumun manevi dokusunu güçlendirmekte yatıyordu. Vakıf, onun için bir hizmet yemini, gelecek nesillere bıraktığı en değerli emanetti.




Vakıf Anlayışını Yeniden Tanımlayan Vizyon
S. Necip Özbey, yönetime gelir gelmez vakfın potansiyelini yeniden tanımladı. Onun vizyonu, vakıf taşınmazlarını sadece birer kira geliri olarak görmenin ötesine geçerek, onları toplum yararına değer üreten, çağdaş ve sürdürülebilir mekanizmalara dönüştürmekti. Bu vizyonun ilk ve en devrimci adımı, 2023 yılı sonunda kurulan Mülhak Hobyarlı Elhac Sadrı Esbak Ahmet Paşa Bin Cafer Ağa Vakfı İktisadi İşletmesi oldu. Bu stratejik hamle, Hobyarlı Ahmet Paşa Vakfı’nı, Mülhak Vakıflar arasında kendi ekonomik işletmesini kuran ilk ve tek vakıf yaparak tarihe geçirdi. Bu, vakfın gelirlerini anlamlı düzeyde artırmak ve hayır faaliyetlerini daha güçlü bir zemine oturtmak için atılmış tarihi bir adımdı.
Türkçe
English